Günümüzde “zeka” kavramı hala keşfedilmemiş noktalar barındırmaktadır. Örneğin; Howard Gardner “Çoklu Zeka Kuramı”nı ortaya atmadan önce insanların zekaları matematik, geometri ve mantık sorularından oluşan IQ testleri ile ölçülmekte; sayısal zekaya sahip olmayan insanlar bu test tarafından “düşük zekalı” olarak nitelendirilmekteydi.
Oysa birbirinden en az parmak izleri kadar farklı olan insanların “zeka” kavramlarını sadece sayısal alana göre sınıflandırmak oldukça büyük bir hataydı ve Howard Gardner sadece IQ testlerinin başarılı bulduğu insanların değil tüm insanların farklı alanlarda zeka ve yeteneği olduğunu ortaya çıkardı.
Gardner’ın literatüre kattığı “Zeka Tipi” kavramı ile her insanının zeki ve değerli olduğu kabul gördü.
Howard Gardner’ın teorisine göre sekiz “Zeka Tipi” belirlenmiş olup dokuzuncu zeka tipi üzerine de çalışmalar yürütülmektedir. Bu zeka tipleri “Sözel-Dilsel, Sayısal-Mantıksal, Görsel-Uzamsal, Bedensel-Kinestetik, Ritmik, Doğacı, İçsel ve Sosyal Zeka” şeklinde sıralanabilir. Bunlara ek olarak üzerinde hala çalışmalar yürütülen “Varoluşsal – Felsefi Zeka” tipi de bulunmaktadır.
Her insan bu zeka tiplerinin tamamına sahip olmakla beraber kişilerde bireysel olarak bazı zeka tipi veya tipleri baskın olmaktadır.
3000’den Fazla Dili Konuşabilme Yetisi İle Dünyaya Geliyoruz
Çağdaş dilbilimcilerine göre insan yaklaşık 3000’den fazla dili konuşabilme yetisi ile dünyaya gelir. Kişi bebeklikten itibaren dış dünyadan yansıyan sesler aracılığı ile isteklerini sesle ifade yollarını öğrenir.
İçinde doğduğu kültürel miras da kişiye neyi, nerede, ne zaman söyleyeceğini iletir. Bu süreçte kişi okuma ve öğrendiklerini dile getirebilmeyi dilsel zekası ile başarır.
Anne sesi, annenin konuşma tarzı, annenin dili kullanma şekli, annenin nesne ve olaylara gösterdiği sözlü tepkiler, bebeğin dilsel zeka alanının özelliklerini inşa etmeye başlar. Yazılanların akılda tutulması konusunda şiir ve hikaye anlatılması ve konular hakkında betimlemeler yapılması bu zeka tipini geliştiren unsurlardandır.
Kelimelerin gücünün farkına varması, farklı dilleri hızlı öğrenme becerisi ve farklı kişilerle hemen sözel bağlantıya geçmesi bireyin sözel-dilsel zeka alanını daha ağırlıklı kullandığının en belirgin göstergeleridir.
Dilsel Zekaya Sahip Bireyin Özellikleri Neler?
* Kelime oyunlarını ve süslü cümleler kurmayı sever.
* Yabancı dil öğrenmeye yatkındır.
* Telaffuzda oldukça başarılıdır.
* Bir dilin yapısını ve karmaşık cümleleri kolaylıkla çözümleyebilir.
* Okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil sanatlarında farklı yapılar ve yeni dil formları oluşturur.
* Dilbilgisi hatalarını ve anlatım bozukluklarını çabuk fark eder; kurallara uygun şekilde okur, yazar ve konuşur.
* Sözlü ve yazılı iletişimi iyidir.
* Kitap okumayı sever
* Yazı yazmada başarılıdır.
* En iyi okuyarak, notlar alarak, dinleyerek ve tartışarak öğrenir.
* Yazılı kaynaklardan araştırma yapmayı sever.
* Hikayeler anlatır, anlattıklarına mizah ve ilgi çekicilik katmayı sever.
* Şiir yazma kabiliyetleri bulunur, şiir okumaktan hoşlanırlar.
* Okuduklarını ve dinlediklerini kolaylıkla yorumlar; üzerine konuşmayı sever.
* Şemadan çok yazarak ve metin kullanarak anlatmayı ya da konu ile ilgili tartışmayı severler.
* Konu başlıkları ilgisini çeker. Daha konu başlığına bakarken konunun içeriği ile bağlantıyı kurar ve başkalarına aktarır.
* Herhangi bir konuyu farklı anlatım ve yaklaşımlarla sunabilir.
* Kelime dağarcığı ve hafızası kuvvetlidir.
* Ezber kapasitesi ve hızı yüksektir. Rahatlıkla büyük bir kitabı ezberleyebilir.
* Özlü sözleri, ünlü kişilerden alıntıları, atasözleri ve deyimleri kolaylıkla aklında tutabilir.
* Hitap gücü ve nutuk becerisi yüksektir.
* İkna kabiliyetleri yüksektir.
* Etkili dinleme becerilerine sahiptir.
* Diğer insanların seslerini, dil üslubunu, okumasını ve yazmasını taklit edebilir.
* Sunucu, editör, öğretmen, gazeteci, şair, komedyen, yazar, hatip veya hukukçu olmaya eğilimlidirler.
Yabancı dil öğrenimine yatkın bireylerde genelde Sözel-Dilsel Zeka türü baskın olmaktadır. Bu zeka türünün baskın olduğu bireyler yabancı dili etkili bir biçimde kullanma, kelimelerle ve seslerle düşünme, dildeki kompleks anlamları kavrayabilme, insanları yabancı dilde ikna edebilme, dildeki farklı yapıları fark edebilme, yeni yapılar oluşturabilme ve farklı dilsel kalıplarla ilgilenme becerisine sahiptir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder